Rulet oynamaya başladıktan bir süre sonra, etrafımda oynayanlara da bakarak para kazanabilmek için sistemli bir şekilde oynamam gerektiğine karar vermiştim. Ve oynadığım numaraların birkaç defa hemen yanındaki numaralara top düştüğünden tekerlek üzerinde belirli bir bölge seçerek oynamam gerektiğini düşünmüştüm.
Çok da fazla para risk etmek istemediğimden en kolay olanı da bana "tier" bölgesi gelmişti. Toplam 12 rakam ile tekerlweğin neredeyse üçte birini kapatıyorsunuz. Üstelik rakamlar masa üstünde hep yan yana olduğundan 12 rakamı sadece 6 fiş ile oynayabilirsiniz.
İlerleyen zamanlarda daha farklı şeyler de denedim tabii – mesela komşular gibi. Ama hep tekerlek içinde belirli bölgeler üzerinde sistemimi kurdum. Şimdi ise sanal casinolarda oynuyorum.
Siz de rulet oynamak istediğinizde www.sanal-para-ile-rulet-oyna.com gibi sitelere gidip hem farklı rulet oynam stratejileri ile ilgili bilgi ve tavsiyeler alabilirsiniz, hem de sanal casinolarda verilen güncel bonusları öğrenebilirsiniz.
Kız arkadaşım Eda ve kız kardeşi Burcu ile bu hafta sonu boğazda kahvaltı edecektik. Burcu benimle çok iyi geçinir ben de onu severim. Biz Eda ile üniversiteden sınıf arkadaşıyız ve birbirimize ilk görüşte aşık olduk. 2 senedir birlikteyiz. Burcu da benim kuzenim Yiğit’e aşık. Ona bir sürpriz yapmayı düşünüyorum. Bu kahvaltıya Yiğit’i de çağırdım o da kabul etti. Aslında kuzenim de Burcu’dan hoşlanıyor. Durumu kızlara söylemedim. Arabayla onları evlerinden aldım ve yola çıktık. Hava harikaydı, camları ve müziği de açtık. Burcu biraz sessizdi ve arka koltukta www.bedava-slots-oyunlari.com oyununu açmış oynuyordu, pokeri çok severdi. Yeni öğrenmişti ama iyi bir poker oyuncusuydu. Bizim cafeye vardık arabayı park ettim. Yiğit oradaydı siparişleri vermişti bile. Burcu onu görünce çok şaşırdı ve sevindi. Tokalaştılar ve biraz sohbetten sonra kahvaltıya başladık. Eda ile ben bu aşkı başlatacaktık.
Diş doktorum, sigarayı bırakmazsam dişlerimin döküleceğini söylediğinde tahmin edeceğiniz üzere başımdan kaynar sular döküldü. Allen Carr'ın yazdığı kitabı tavsiye etti, hastahaneden çıktığımda soluğu kitapçıda aldım. Bir solukta okudum kitabı. Sonra kitapla birlikte verilen cd'yi dinledim. İlk gün doktorun da etkisiyle sigara içmedim, ikinci gün bir tane içtim. Sonrasında biraz artırdım ama en azından diğerlerinde 10 olan değerleri 1 gibi çok düşük bir markaya geçtim. Kendimi kandırıyorum belki de ama olabildiğince az içmeye çalışıyorum bu aralar. Canım sigara istediğinde örneğin buradan girerek görebileceğiniz sitede biraz vakit geçiriyorum, sonra su içiyorum. Olmadı dişlerimi fırçalıyorum, doktorun söylediklerini aklıma getirmeye çalışıyorum. Nasıl bağımlı olmuşsam artık, kurtulmak cidden zorluyor.. Aranızda sigarayı bırakanlar varsa tavsiyelerini gerçekten öğrenmek isterim. Yorumlarınızı merakla bekliyor olacağım. Şimdi gidip bir bardak su içeyim yine.. Belki sonra da dişlerimi fırçalarım, anladınız siz ne demek istediğimi:)
Bu hafta final sınavlarımız var. Edebiyat bölümü öğrencisiyim ve bu ikinci senem. Tarih sınavından çok korkuyorum açıkçası ve son iki haftadır sadece bu derse çalışıyorum diyebilirim. Savaşların oluş nedenleri ve tarihleri hiç ilgimi çekmediği gibi aklımda da kalmıyor. Vizelerim çok iyi geçmemişti. Bu sene tarih dersinden kalacağım gibi. Her şey biraz da final notuma bağlı. 80 puan alırsam geçebilirim. Dün gece tarihleri tekrar gözden geçiriyordum ki saate bir baktım sabah 6 olmuş. Zaman nasıl geçti hiç anlamadım. Sabah olmuştu, tüm kitabı ezberlemiştim. Uykum gelmişti artık yatacaktım ama kendimi ödüllendirmek istedim. Sabaha kadar çalışmıştım ama yine de bilgisayarı açıp buradan girerek bir tur oyun oynamak istedim. Şansım iyi gitmişti kazandım. Sonra yattım. 1 hafta sonra tarih sınavına girdim. Epey umutluydum en az 85 puan bekliyordum. Sonuçlar açıklandığında havalara uçtum, dersi vermiştim.
Bazı insanlar vardır, dünü sorgulamaktan bu günü ve geleceği hep kaçırırlar. Onların beyin kimyaları da farklıdır aslında.. Eskiden yaptıkları hatalara takılırlar, o hataları yapmasalardı neler yaşayacaklarının hayalini kurarlar. İki laflarının bir tanesi “ şimdiki aklım olsaydı..” ile başlar. Sonra binlerce konuşma baloncuğu geçer kafalarından:
“-Şimdiki aklım olsaydı evlenir miydim? Asla..”
“-Şimdiki aklım olsaydı o beni kovan patronu bir güzel döverdim.”
“-Şimdiki aklım olsaydı sınavda iki soru daha yapıp tıp okurdum.”….vb.
Bu pişmanlıklar uzar gider.. Üstelik bu pişmanlıklarını, kendinden daha genç olan birini buldularsa ders verir gibi süsleyerek anlatırlar.. Faydası olur mu, hiç sanmıyorum… Çünkü herkes kendi gerçeğini yaşar ve bu tarz akıl vermelerin pek bir etkisi olmaz karşı tarafta. Olmuş bitmiş artık; evlenmişsin, işten kovulmuşsun ve doktor değilsin!
“- Önüne bak artık, bırak geçmişi be adam!” diyesim gelir böyle tiplere..